Giriş   Makaleler    Askeri hukuk     ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİNDE(AYİM) DAVA AÇILMASI VE DİLEKÇELERDE BULUNACAK HUSUSLAR

ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİNDE(AYİM) DAVA AÇILMASI VE DİLEKÇELERDE BULUNACAK HUSUSLAR

ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİNDE(AYİM) DAVA AÇILMASI VE DİLEKÇELERDE BULUNACAK HUSUSLAR


Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevleri:

 

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu (AYİMK) Madde 20 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 26.12.1981 RG NO: 17556 KANUN NO: 2568/1)

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.

 Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 22.03.2011 RG NO: 27882 KANUN NO: 6191/10) (KOD 1) uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.

 

İdari davaların açılması:
 
Madde 36 - Askeri kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlere ilişkin idari davalar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile açılır. Dilekçeler, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına verilir.
 
Dilekçelerde:

a) Tarafların ad ve soyadları ile sınıf ve rütbeleri, duhulü, nasbı, adresleri ve unvanları; varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile adresleri ve unvanları;

b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller;

c) Davaya konu olan idari eylem ve işlemin yazılı bildirim tarihi;

d) Tazminat davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilir.

Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
 

 

ayrıntılı bilgileri   http://www.msb.gov.tr/ayim/ayim_ana.asp

adresinden öğrenebilirsiniz...

YORUMLAR
 FATİH ŞİMŞEK | 18-07-2012 | BİNGÖL

Merhabalar bu yoğunluğunuzun içinde benimde bir sorum olacak cvplarsanız sevinirim.10 yıllık Astsubayım bu zamana kadar tayin yerlerimden dolayı hep mağdur oldum sırasıyla mardin-midyat-kıbrıs-urfa-erzurum oltu ve oltudan geçici görevlendirmeyle bingölde görev yapıyorum.görüldüğü üzere henüz batıda görev yapmadım.sicil not ortalamam 100 devre sıralamsında 2. yim ama buna rağmen ne yurt dışı göreve ne de erki terfi işlemleriyle ödüllendirilmedim.aynı devre içerisinde 30 lu 40 lı sıralarda bulunan personel yurt dışına gittiği halde ben hala gidemedim.bu durumu kara kuvvetlerine bir dilekçe ile başvurarak bilgi edinme hakkımı kullandım.gelen cvpta bana bir kaç tane kanun maddesini belirtip okumamı istemişler dalga geçer gibi.eğer yeterli birikimim olsaydı bu yıl 10 yılımı doldurduğum için meslekten ayrılmayı düşünüyordum.hakkımın yendiğini bunun sonucunda manevi kaybım olduğunu mesleği bırakamadığım için manevi yönden zarar gördüğümle ilgili ayim e dava açsam tazminat gibi bir yaptırım olur mu? cvbınıza göre ayime dava açıp açmamaya karar vereceğim.teşekkür ederim.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

Tazminat davası için ortada haksız bir işlem olmalı ve sizin de bu işlemden dolayı doğrudan zarar görmüş olmanız gerekir. Anlattığınız kadarıyla bir takım haksızlıklara uğradığınız açık, ancak bunları daha evvel ve süresinde örneğin, bir atama işlemine karşı iptal davası açıp (davayla birlikte ve ya dava sonucunda da) tazminat talep edebilirdiniz...

 adem | 10-07-2012 | istanbul

idari yargıya veya ayime dava açma süresi eylemden 1 yıl veya en geç 5 yıl ifadesi ne demek.dava açmadan 4 yıl geçtiyse ve dava açıldıysa dava red mi olunur??

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 5 yıl bilme ve öğrenme için gerekli en son tarihtir. Ancak bilme ve öğrenme kesin ise bir yıldır... Diyelim üçüncü yılda öğrendiniz idari eylemi, bir yıl içerisinde dava açacaksınız...

 AHMET ÇATAL | 10-07-2012 | MARDİN

1. BEN 7 YILLIK UZMAN JANDARMAYIM İSTİFA EDEBİLİRMİYİM NE KADAR TAZMİNAT ÖDERİM TAHMİNİOLARAK 2. BEN 2012 YILI TAİN DİLEKÇESİ VERMEME RAĞMEN ATAMAM YAPILDI, HİPER TANSİYON ,NEFROTİK BÖBREK SENDROMU, KARACİĞER ENZİM YÜKSEKLİĞİ, VE OBEZİTEDEN TAKİP EDİLMEKTE İKEN AKTİF GÖREV OLAN KARAKOL ATAMAM YAPILDI. NEYAPABİLİRİM.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 telefonla görüşelim lütfen...

 gokhan | 10-07-2012 | ankara

2006 yılında bir askeri birliğe atandim ama 6 senedir atandim yerde değil başka yerde görevlendirme olarak çalışıyorum amirlerin farklı ve durduğum taburda tek memur benim ve amirlerin bana ermisim gibi davraniyo ve ilk yilimda senelik iznimi bile vermediler bir ara işler yoğunmesaiye kaldediler 3 ay boyunca sabah sekiz akşam 10 dan önce vermediler ne öğle ne aksam ne yol parası verdiler askerlerin yol açtığı arıza ve sorunları bana yıktılar hep sözlü be yazılı savunmami aldılar su sıra tabur komutanı sivil şahıslar ve diğer memurlarin yanında sana gecirecem hazır ol ilk hatanda sana sorcam demeye başladı ben geçmişte yaşadığım ve psikolojimi bozan günlere dönmek istemiyorum

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Üst makamlara şikayet hakkınızı kullanabilirsiniz...

 ismail demir | 10-07-2012 | kayseri komando tuğayı

sayın avukatım; 2011 yılında özrülü olan kardeşime atamaya esas sağlık kurulu raporu aldım ve tayin istedim. tayin dilekcemde memleketime yakın bir yere tatin istediğimi ve özürlü kardeşime bakmam gerektiğini belirtmiş olmama rağmen ben osmaniyeliyim kayseriden tayin istedim ve şimdi kırklareli lüleburgaza tayin edildim ve mağduriyetim arttı. sizce ne yapabilirim. şimdiden teşekkür ederim.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 İdare, bakım işini üstlenmeniz için memleketinize gitmenize gerek olmadığını ve ya kardeşinize bakabilecek başka aile bireylerinin var olduğunu değerlendirmiş olmalı; bu tür gerekçeler yok ve atama keyfi olarak yapılmış ise varsa emsalleri de belirterek süresi içerisinde dava açabilirsiniz...

 emel | 09-07-2012 | ankara

merhaba fevzi bey kolay gelsin.havacı sözleşmeli subay ve astsubaylar hakkında bi gelişme varmı tekrar mesleklerine dönecekler mi bilgilendirirseniz çok sevinirim.saygılarımı sunuyorum

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Bizi arayan arkadaşlar Komutanlıkça bir çalışma yapıldığından söz ediyorlar; ANCAK BURADA TEKRAR BELİRTİYORUM LÜTFEN DİKKAT EDİN VE KONU FESİH İŞLEMİNİN SİZE TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 60 GÜNLÜK DAVA AÇMA SÜRESİNİ KAÇIRMAYINIZ...

 yusuf | 06-07-2012 | çanakkale

benim mütalaamda üst komutanlık "İç Hizmet Kanununa göre her askeri şahıs nöbet hizmetlerine dahil olur" yazılmış, yönerge hiç kaale alınmamış bile. Bide işin ilginç tarafı üst kademede nöbete girmesi gerekirken üst komutanın bilgisi dahilinde komutan insiyatifiyle nöbete girmiyor. ben bütün bunları belirterek olayı mahkemeye taşımak istiyorum. iptal davası mı, tam yargı davası mı açmam gerektiği birde davalı hanesine kimi yazmam gerektiği konularında sizden fikir almak istedim, teşekkürler..

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 doğrusu hangi işlemin iptalini istediğinizi anlamadım. Ancak iptal davası açmak istediğinizi düşünüyorum. Kuvvetlerden biri emrinde iseniz MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA, Jandarma iseniz Jandarma GenelK.lığına dava açacaksınız. Ayrıntıları AYİM'in web sahifesinde de bulabilirsiniz...

 yusuf | 05-07-2012 | çanakkale

bir yönergede bir ek görevden dolayı nöbetten muaf tutulmamın açıkça belirtilmesine rağmen bu hususta yazdığım dilekçe komutanlıkça ve müteakiben başvurduğum üst komutanlıkça uygun görülmedi, bu hususta sıradaki işlem olarak hangi mahkemeye başvurmam gerektiği ile ilgili bilgi vermeniz mümkünmüdür? teşekkürler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 varsa bir üst komutanlığa müracaat edebileceğiniz gibi, red cevabının size tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava da açabilirsiniz...

 

Davacı 23.05.2006 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; 2005 yılında girdiği sınavda başarılı olarak trafik ihtisasını kazandığını, aynı yıl Çermik İlçe Jandarma Komutanlığına atandığını, Temmuz 2005 - Nisan 2006 ayları arasında nöbet hizmetine dahil olmadığını, mevzuat gereği tek trafik timi bulunan yerlerde timde görevli personelin nöbet hizmetlerine dahil edilemeyeceğini, ancak tim sayısında ve mevzuatta değişiklik olmamasına rağmen Nisan 2006 ayından itibaren nöbet hizmetlerine dahil edildiğini belirterek, mevzuata aykırı olarak alınan bu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
 
Jandarma Trafik Hizmetleri Yönergesinin (JGY:27-2) 3. Bölüm 1/c maddesi uyarınca; kuruluşunda tek trafik timi olan birliklerin trafik timinde görevli tim komutanı astsubaylar ile tim elemanı uzman jandarmalar trafik görevlerinin dışındaki hizmetlerde görevlendirilemez ve nöbet hizmetine dahil edilemezler. 
 
Dava dosyası incelendiğinde; davacının Diyarbakır Çermik İlçe Jandarma Komutanlığına emrinde trafik tim komutanı olarak görev yaptığı, görev yaptığı birlik TMK.sında tek jandarma trafik timi olduğu, davacının Nisan 2006 ayından itibaren nöbet çizelgesine dahil edildiği, uygulamanın 2 ay devam ettiği, davacının müracaatı ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı tarafından olumsuz görüş bildirilmesi üzerine davacının da aralarında bulunduğu tim ekibinin nöbet hizmetlerinden muaf tutulduğu ve bu şekilde uygulamaya son verildiği anlaşılmaktadır. 
 
Dava konusu işlemin personel sıkışıklığından dolayı idarenin geçici bir uygulaması olduğu, bilahare idarenin uygulamayı düzeltmesi ve davacıyı nöbetten muaf tutması üzerine davanın konusuz kaldığı görülmektedir. 
 
Bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede; davacının talebi üzerine idarenin yeniden nöbet muafiyeti sağlama şeklinde gerçekleşen işlemiyle, önceki işlemin <hukuki sonuçları devam eden bir idari işlem> olma niteliğini kaybettiği, işlemin yürürlüğünün kalmadığı, bu şekilde dava konusu uyuşmazlığın ortadan kalktığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
 
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
 
Konusu kalmayan davanın esası hakkında bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, (¤¤)

 Mahmut ŞALGAM | 28-06-2012 | Nevşehir

İyi günler saygıdeğer avukatlarım. Ben Nisan celbinde 345. Dönem Yedek Subay Adayı olarak askere gittim. İstanbul Tuzla Asteğmen Adayı kurs taburunda iken Haziranın 4ünde askerliğimin tam 65. gününde bana dalak büyüklüğü(splenomegali) teşhisi ile 2 ay hava değişimi verdiler, devre kaybı oldum askerliğim yandı, ben Milli Eğitim'de öğretmen olarak görev yapmaktayım, göreve başlama sürem iyice uzayacak ve sonunda ne olacağı belli değil. GATA'da yalvardım doktorlara ama verdiler hava değişimini askerliğimi yaktılar. GATA'da ultrason yanlış çekildi sonra tekrar ultrason için sıra aldım ve askerlğimin 65. gününü buldu. Sizin aracılığınızla dava açsam bu yaptığım 65 günü sayarlar mı ve de ben Ağustos celbine de yetişemiyorum. GATA ultrasonu yanlış çekmeseydi yetişirdim ağustos celbine. Ama maalesef Aralık ayına kalıyorum. Yani askerliğim en az 20 ay sürecek ve ben öğretmenim görevime başlayamıyorum mağdur durumdayım. Ağustosta hava değişimini tekrarlarlarsa durumum iyice zorlaşacak. Lütfen cevap verebilir misiniz?

  Av. Fevzi AKSOY'nin Cevabı :

öncelikle rapora 1aylıksürede itiraz etmelisiniz

 hryr bnm | 26-06-2012 | ızmr

Nışanlim jandarma assuby kndm sahl guwenlık assubym ıkımzde sozlesmelı. Personeliz ewlndgmz takdrde ilerleyen zamanda atamalarmz nasl olur? Tek komutanlıkta bırleşebilırmıyiz

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 komutanlıklarca dikkate alınacaktır...

 Arif İLHAN | 24-06-2012 | 95.ci zırhlı tug.1.ci mknz tb k. TEKİRDAĞ/MALKARA

Adem bey son üç yıl görev yapdığım birlik kom. sicil 100 .ortalamam yüz. yeni görev yerimde sicilimim tb k. tarafından 87 düşürüldüğü öğredim.bl k.verdği şiçili bilmiyorum yurt dışı geciçi görevi hayalimi bitirdiler sicil ortalamamı etkilediler..dosyam temiz her hangi bir savunmam yok .cezam yok Tb.k.eğitim.atışve sporda birebir muhatap olmadım zaten bu konularda kendime güveniyorum Bl.k tarafından iki adet taktir Tb.k bir adet taktiri var. bu konuda ne yapmam gerekir tşk.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Öncelikle, Kuvvet komutanlığındaki sicil denetleme değerlendirme kuruluna bir telefon açınız lütfen...

 hasan koç | 17-06-2012 | balıkesir

merhaba adem bey ben 2003 yılından beri hava kuvvetlerinde çalışıyorum tekrar şözleşme yenilemediler bizle gerekçe olarakta kadro fazlalı oldumuzu söylediler ama okulda sözleşmeli öğrenci yetiştirilmekte dir mahkemeye versek kazanma durumumuz olurmu sizce ne yapmamızı önerirsiniz.

  Av. Fevzi AKSOY'nin Cevabı :

merhaba; bu konuda sizinle aynı durumdaki diğer meslektaşlarımızla beraber TEMAD da bir toplantı yaptık ve yol haritamızı belirledik. Eskişehir, Kayseri, Batman vd garnizonlardaki arkadaşlarımızla görüşürseniz birlikte hareket etmemizde fayda var. Hoşçakalın

 ahmet kılınç | 13-06-2012 | adana

ben uzman jandarma çavuşum ve amirim tarafından haksız yere emre itaatsizlikte ısrar suçu ile askeri mahkemede dava açıldı, fakat mahkeme görevsizlik kararı verdi ve dosyayı disiplin mahkemesine gönderdi. bu durumda manevi tazminat davası açabilir miyim? bu olaydan sonra psikolojik tedavi gördüm. teşekkürler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Beraat etmeniz koşuluyla, iftira atıldığını ıspatlarsanız mümkün olabilir...

 sami demirciler | 07-06-2012 | eskişehir

Sayın Adem Bey..Bir Astsubay sağlık sorunları nedeniyle üç ay hava değişimi aldığında bu süreyi yurtdışında geçirebilirmi?

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 ben ilgili yönetmeliklerde bir şey bulamadım. Bir dilekçe verin bakalım ne olacak...Tedavi için gerekli bir durum ise kesinlikle gidersiniz. Bu gerekçeyi değerlendirebilirsiniz...

 Mert KAYA | 02-06-2012 | İstanbul

Benim sorum şu ; askeri tabip hakkında sivil mahkemeye hakaret davası açabilirmiyiz bu süreç nasıl olur, Ayrıca askeri tabip için Hasta akları yönetmeliği bağlayıcımıdır, bu yönetmeliğin 39'uncu maddesine göre yargılanması sağlanabilirmi? şiddiden teşekkürler

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Adı üstünde "askeri" tabip diyorsunuz. Öncelikle şikayet hakkını kullanabilir, üst komutanlığa şikayet edebilirsiniz...

 mustafa turgut | 01-06-2012 | Adıyaman

Piyade uz çavuş Emreitatsiz ısrat sucundan 7 gün hapis alarak ve 7 günde bölük komutan oda hapsi aldım 1994 ile 1996 arasında namaz kıldığımıziçin sözleşmemiz fes oldu 28 şubat madurumuyuz VEYA BUTÜR Olayların hukuk yolarının bilgilendirilmesini Arz ederim

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Siz Yaş kararıyla değil, idari işlemle ve disiplinsizlik nedeniyle çıkarılmışsınızdır. Bu işleme karşı 60 gün içerisinde dava açılabilirdi. Şu anda yeni bir düzenleme yok maalesef...

 murat | 29-05-2012 | erzurum

merhaba... diğer mesajları ve siteyi inceledim. benim sorum 02.01.2012 tarihinde mitral kapak ameliyatı olarak kalp kapakçığım değişti.17.03.2012 tarihnde TSK.da görev yapamaz raporu aldım ve sözleşme tarihim olan 01.05.2012 tarihinde sözleşmem fes edilerek emekliye sevk edildim. oyak'ın malülen emeklilik yardımına başvurdum fakat bana 17.05.2012 tarihinde gelen mektupta 205 sayılı oyak kanununun 26. maddesindeki özelliklere uymadığından rahatsızlığım, yardım alamayacağım söylendi. bir doktor arkadaşımla görüştüğümde fikren çalışır bedenen çalışamazsın raporu alabileceğimi söyledi GATA'dan. sorum. 1.benim bu rahatsızlığım sonucu geçirmiş olduğum açık kalp ameliyatı ve mitral kapak değişimi MVR sonucu bu fikren çalışır bedenen çalışamaz raporu alabilirmiyim. 2.bu raporu kendim başvurarak alabiliyormuyum. yoksa bu raporu ve bu yardımı almanın yolu yordamı ve müracat şekli nasıldır. şimdiden teşekkür ederim...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Raporun size tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde rapora itiraz edebilirdiniz...OYAK tazminat için rahatsızlıkta belli bir barem arıyor.

eniden hastaneye müracaat edip bu yönde rapor isteyeblirsiniz. ya da 17.05.2012 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde AYİM'de dava açabilirsiniz. Neticede mahkemede sizi hastaneye sevk edip rapor isteyebilir

 Ergin ESER | 23-05-2012 | Çanakkale

Merhaba Adem bey 2006 lı assubayım sımdıye dek sıcıllerımın genel ortalaması 90 ve uzerı subaylıga basvurdum ve kabul edıldı (DEĞİŞİK BENT RGT: 09.05.2008 RG NO: 26871 KANUN NO: 5758/5) (KOD 9) b) Subaylık için sınava müracaat tarihinde sicil notu ortalaması, sicil tam notunun yüzde doksan ve daha yukarısı olmak. c) Askeri disiplin, tutum ve davranışları, görevindeki başarısı, mesleki bilgi ve yetenekleri ile genel kültürü bakımından subaylığa layık bulunduğu sıralı sicil üstleri tarafından onanmış olmak. Bu maddelerın hepsını ıcerdıgım ıcın basvurum kabul edıldı dosyama baktıgımda bu yıl kı sıcılıme dek 1 veya 2 adet ( b ) dıger maddelerın tumu ( a ) maddesını ıcermekte dosyamda ve karanet ortamındakı kısısel sayfamda sımdıye dek hangı bır savunma veya ceza yer almamakta bu yıl kı sıcıl amıırım bl k nın vermıs oldugu sıcılde ılk 4 maddenın 2 sının ( b ) dıger ıkısınıde (a) olarak vermıs oldugunu gordum oyle zannedıyorum kı dıger maddeler de de oldukca fazla b veya c verıldıgını kestırıyorum bl k dan her hangı bır savunma veya ceza hıc bır sey almadım yanlız subat ayında asta muessır fılden mahkemeye verıldım mahkemem halen devam etmekte sonuclanmadı sııclımın bu denlı bozulmasına sebeb bu mahkemeye verılmıs olmam mı yoksa kasıt mı var bunu bılemıyorum ceza vermeden savunma vermeden gecmısımdede boyle bır dayandıracagı bır belge olmadan neye dayanarak sıcılımı bozmus olabılır ayım e basvursam sızce sonuc ne olur ve kazanırsam av. ucretını sıcıl veren sahıs mı oder bu konular hakkında sızden bılgı ıstıyorum tsk ederım ıyı calısmalar

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Hakkınızda dava açıldığı için sicildeki düşüklüklere gerekçe olabilir. Öncelikle Komutanlığınız nezdindeki sicil denetleme ve değerlendirme kurulunu telefonla arayın ve durumu anlatın. Onlardan alacağınız bilgiye göre hareket etmenizde yarar var...

 Batuhan | 06-05-2012 | İzmir

Adem bey; karar düzeltme talebinide kaybedersem yine ücret ödeyecekmiyim,

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 203 TL cezası var

 Batuhan | 06-05-2012 | İzmir

Adem bey; AYİM'e gönderemediğim 16 sayfalık savunma yazısını sizin e-mail adresinize göndersem, bana bunula ilgi görüş bildirebilirmisiniz.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 göndermediğiniz dilekçeye neden yorum yapacağız doğrusu anlamadım.

Ama istiyorsanız gönderebilirsiniz...

 Batuhan | 04-05-2012 | İzmir

2010 yılında bölük komutanım tarafından bana tebliğ edilen sicil belgesinin 4 madde olan nitelik belgesinde "C" ve "B" işartemsinden sonra ben sicil sıralmasında 130 kişi geriledim ve sicilimin iptali yönünde AYİM'ne dva açtım ardından AYİM milli savunma bakanlığıının savunma yazısını bana gönderdi, bende herhangi bir cevap yazacağımı bilmediğim içiçn daha doğrusu AYİM bana savunma göndermemle ilgili bir yazı bildirmedi bende, herhangi cevap yazmadım ardından AYİM sicil dosyamı çalıştığım kurmdan istedi, fakat bende yaklaşık8 sayfalık bir savunma ve gerekçeleri aynı zamanda milli savunma bakanlığı avukatının savunmasınada kendi maddeleri üzerinde toplamda 16 sayfalık bir savunma yazısı hazırlamıştım bu yazıyı benden isteyeceğinin umarken geçen hafta AYİM kararı geldi ve kararda" sicil safahatımın çok iyi seviyede olduğu sicil safahatımla uyuşan bir sicil aldığımı bir iki puanlık bir düşüşün amirin takdir yetkisinde olduğu, amir tarafından herhangi bir olumsuz kanaat yazılmadığı, olumsuz nitelik belirten maddelere işaretleme yapılmadığından davanın aleyhime sonuçlanıp reddi yönünde karar verilmiş ve 1200 tl 'lik vekalet ücretinin ilgili bankaya ödenmesini istediler. Adem bey, sorum şu; 1-ben savunma yazısını gönderseydim karar yönünden bir değişiklik olma ihtimali yüksekmidir. 2- Ve ben 1200 tl' yi ödemezsem haciz yolula maaşımın 1/4 oranına haciz işlemimi yapılacak, yani 2400 maaşın 1/4 oraı olan 600 tl'mi ödenecek ayrıntılı verirseniz sevinirim.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 dilekçeniz ile Meramınızı iyi anlatamadığınız düşünüyorsunuz, kararın size tebliğinden itibaren 15 gün içerisende varsa ve mutlaka yeni belge ve delillerinizi de ekleyerek karar düzeltme talep edebilirsiniz...

Ödemezseniz icra masrafları da eklenecek. Buna gerek yok bence...

 Özkan | 03-05-2012 | ESKİŞEHİR

Merhaba Adem bey. Ben 2003 yılından beri Hava Kuvvetlerinde sözleşmeli astsubay olarak çalışıyorum. 30.08.2012 tarihi itibariyle sözleşme sürem doluyor. Hava Kuvveti Komutanlığı Personel Şubeyle ben ve amirim telefonla görüştük. Bize sözleşmesi yenilenecek olan personelin bir kısmının sözleşmesinin yenilenmeyeceğini söylediler. Ama kaç kişininsözleşmesinin yenilenmeyeceği yada yenilememe şartlarıyla ilgili cevap vermiyorlar. Mayıs ayının son haftasında karar verilip personele açıklanacağı söylendi. Başka bir arkadaşımada sözlü olarak "Hava Kuvvetlerini kasdederek sizin geleceğiniz yok. Bu sene sözleşme yenileseniz 3 yıl sonra bir çoğunuzun sözleşmesi yenilenmeyecek. Gidin dışarda işinizi bulun hayatınızı kurtarın." ifadesi kullanımış. Bu aşamada ne yapmamızı önerirsiniz. Eğer ki sözleşme yenileme konusunda ben veya harhangi bir arkadaşım sıkıntı yaşarsak AYİM'e başvurduğumuzda ne gibi sonuçlarla karşılaşırız. Şimdiden teşekkür ederim. Kolay gelsin.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 İdare keyfi bir işlem yapamaz...

Eğer hizmet gereklerine aykırı bir biçimde ve kamu yararı-birey yararı dengesi gözetilmeksizin yapılmış bir işlem olursa iptali mümkün...

Şu an için yapabileceğiniz bir şey yok elbette. Bekleyeceksiniz. Ancak, size üç yıl sonra sözleşmeniz yenilenmeyecek diyen kişi hakkında şikayette bulanabilirsiniz. (Ancak şu aşamada  ortalığı karıştırmamak biraz daha makul gibi görünüyor)

Sözleşmeniz feshedilirse de arayababilirsiniz.

 

 ahmet | 03-05-2012 | şener

birlik içinde birlik komutanın emri ile başka bir birimde çalışıyorum. atandığım yerde çalışmadığım için kadro gereği almam gereken tazminatı alamıyorum görevlendirme süresi bir yılı doldurmak üzere. ben bu konuyu ayime taşıyabilirmiyim kaybettiğim haklarımı alabilmek için. birde bu konuyla alakalı ayime gitmeden önce illaki bir dilekçeyle amirlerime başvurmam gerekirmi. teşekkürler.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Öncelikle dilekçe verip durumun düzetilmesini isteyin lütfen. reddedilirse AYİM seçeneğini değerlendirirsiniz...

 salih sevinç | 01-05-2012 | bursa

adem bey merhaba baldızım eşinden boşanmak üzere fakat mehkemeye delil sunabilmesi için eşinin askerde işlemiş olduğu suçların belgelerini askerlik şubesinden alabilirmi saygılar

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Mahkemeden talepte bulunun, Mahkeme takdir ederse kurumdan ister...

 g.e | 28-04-2012 | ızmır

sn adem bey 1970 yılında sıcılen hıc bır mahkeme kararı olmadan hapıs bıle yatmadan cıkarıldım ve 35 ay oyak paramı kestıı 36 ay dolmadıgı ıcınde ıade etmıyor nasıl bır yol ızlemelıyım

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 yaş kararı ile çıkarılmadı iseniz şu an için yapacak bir şey maalesef...

 ayşe | 07-04-2012 | çakır

askeri sivil memur olarak çalışmakatayım. yaşadığım sıkıntıdan dolayı bimere başvuru yaptım ancak amirlerim bimere başvurumdan dolayı gelen yazıyı görünce bana savunma verdiler. diğer kuvvet komutanlıklarında bimere yapılan başvurular dolayısıyla personelin sorgulanmaması gerektiğini belirten emirler gelirken bizde savunma veriliyor. msb bu konu ile ilgili genelgede yayınladı. bütün bunlara rağmen savunmamaın alınması yasalmı? teşekkürler

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 sitede bu konuda Askeri yargıtay'ın kararlarını yayınlamıştım. Bu kararları okuyup aldığınız cezaya itiraz edebilirsiniz....

 Erdal Yaşar | 04-04-2012 | Bursa

merhaba, bir yakınım 2001 yılında girmiş oldugu uzman erbaş sınavında gerekli puanı almış olmasına rağmen göreve alınmamıştır. bununla birlikte sınavda kendisinden daha düşük puan almasına rağmen "birileri" vasıtasıyla göreve alınan kişilere şahit olmuştur. ve kendisine konuya ilişkin hiçbir açıklama yapılmamıştır. bu durumda gecen zamanı nazara alarak (zaman aşımı ihtimali vs.) bu magduriyetten doğan tazminat açılması söz konusu olabilir mi. yaşı itibariyle göreve alınması mümkün değil pek tabi lakin özlük haklarına ilişkin bir iade söz konusu olabilir mi. dava açılabilir mi. açılabilirse hangi usül ve çerçevede bu mümkündür. teşekkür ederim.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 mümkün değil maalesef

 İsmail Hakkı OKUMUŞ | 26-03-2012 | Kastamonu

Ben Kastamonuda 343 kısa dönem erim.Vandaki depremden dolayı 3 ocak 2012 de 45 günlük bir izin verildi bana fakat 21 mart 2012 de gelen yazıya göre verilen izin iptal edilmiş ve askerliğim 45 gün uzadı.Bu konuda hakkım ne dava açabilirmiyim ve açabiliyorsam nereye ne şekilde dava açayım ve son olarak dava açarsam avukatlığımı yapabilmeniz için ne kadar bir para ödemem gerekir.Teşekkür ederim

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Telefonla bana biraz açıklama yaparsanız yardımcı olayım....

 mehmet | 25-03-2012 | izmir

2007 yılında üsteğmen rütbesindeki bölük k dan 7 gün göz hapsi aldım. bu durumun ask ceza kan. 171 inci maddesinde belirtilen çizelgeye aykırı olduğunu öğrendim bu konu ile ilgili olarak AYİM e dava açabilirmiyim yada bağlı olduğum kuruma mu başvurmalıyım.yardımcı olursanız çok sevinirim tşk.ederim...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

AYİM'e dava açamazsınız; ancak  infazdan itibaren 6 ay içerisinde AİHM'e dava açmanız gerekirdi

 didem ever | 22-03-2012 | Elazığ

eşim şuan ceza evinde nasıl açmam lazım davayı? yada o cezaevirden açabilirmi? ve iptal edilme şansı varmı sizce.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

İsterseniz telefonla arayın ve sizi yönlendireyim...

 didem ever | 19-03-2012 | elazığ

eşim üstü tehdit etmek suçundan 6ay 20gün ceza aldı. şuan cezaevinde, temyize gönderdik dosyamızı ancak karar aynen kabul edildi, şimdi iptal davası acmak istiyoruz, eşim cezaevinde olduğu icin nasıl yapacak bilmiyorm ve 2 ay içinde davayı açmamız gerekiyordu 20 günümüz kaldı, ne yapmamız lazım yardımcı olurmusunuz( KARARDA TSKDAN İHRAÇ YOK)

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Didem Hanım,

eşinizin hakkında çıkarma işlemi mi uygulandı, anlayamadım...

Telefonla ararsanız yardımcı olalım...

 didem ever | 19-03-2012 | Elazığ

evet çıkarma işlemi uygulandı cezası 6 ayı geçtiği için

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 60 gün içerisinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmaktan başka seçeneğiniz yok maalesef...

 alı kupelı | 07-03-2012 | ıst

adem bey sızden bır sualım olacak ben uzun yıllar once askerıyeden fırar ettım oncedende bız ızın tecavuzu sucu vardı bunlardan sonra askerı cezaevınden tahlıye edıldıkten sonra fırar ettım sene 1996. da sonra hıc teslım olmadım yanlız benım elıme bır mahkeme kararı gectı gıyabımdan yargılayıp ceza vermısler vede cıkan yasalardan faydalanıp af edılmısım 5 yıl ıcınde tekrar aynı suclardan ceza ıslemessem cezalarım ertelenecek dıye buna nazaran ben o anda fırar ıdım ve halen fırarım sımdı teslım olsam eskı dosyalarımı tekrar acarmı yaksa aftan faydalanırmıyım sızden fıcam bu sualımı yanıtlamanız dır gerekırse mahkeme kararını ımeıl atabılırım eskı affa ugrayan dosyamı teşekkur ederım ..

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 askerlik şubenizi bir arayıp hakkınızda takip edilen bir yargılama ya da soruşturma var mı öğrenin lütfen...

Söylediklerinizden anladığım, tahliye edildiğiniz davadan dolayı ceza almışsınız ve bunun hakkında HAGB kararı verilmiş...

Ancak, sonraki firarınızdan sonra hiç teslim olmadınız veya yakalanmadı iseniz yargılamanız devam ediyordur. teslim olduğunuz ya da yakalandığınız zamanki yasalara göre karar verilir, Şu an için HAGB'den yararlanamazsınız.

 Mustafa | 11-02-2012 | Ankara

merhabalar Adem Bey, açmış olduğum sicil iptal davası sonucunda sadece 2.sicil üstümün verdiği sicilin (dayanaksız şekilde aşırı düşük olması sebebiyle) iptaline şeklinde karar verilmiştir. Ve dava kısmen kabul kısmen red olduğu için tarafımca idareye 1200 TL avukatlık ücreti ödemem gerektiği belirtilmiştir. Bu ödemeye sebep olan hukuk dışı sicili veren kişiye tazminat davası açabilir miyim? Emsali var mıdır? Teşekkürler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 iptal davası sonunda tazminat istemli tam yargı davası açmak mümkündür.

Eğer maddi anlamda kayıplarınız var ise ve bunu belge ile kanıtlayabiliyorsanız maddi tazminat;

kasıtla verilen düşük sicil nedeniyle duyduğunuz elem ve üzüntü için de manevi tazminat talep edebilirsiniz.

Ancak manevi tazminat zenginleşme sebebi olamayacağı için yüksek bir miktar talep edemezsiniz.

maddi tazminat için de belge sunamazsanız, talebiniz reddedilir ve yine vekalet ücreti ödemek zorunda kalabilirsiniz...

 ilker köklü | 07-02-2012 | ADANA

cevabınız için çok teşekkür ederim. Bir sorum daha olacak açtığım davaya cevap geldi MSB avukatı savunma yazmış bende cevap dilekçesi yazdım sicilimi düşük veren amir aynı sene beni üstün hizmet ödülü almak için teklifte bulundu ekine bunun fotokobisini koysam olurmu? kazanma ihtimalim nedir?teşekkür ediyorum.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 mutlaka ekleyin. verilen disiplin notunun keyfi verildiğine gösterge olabilir.

 ilker köklü | 04-02-2012 | Adana

merhabalar Assubayım sicil ,iptal davası açtım verilen sicilleri gördüm 1. sicil amirim tam hepsi A fakat 2.sicil amirim eşler arası oluşan sıkıntıdan dolayı 4 tane B vermiş ve ben 170 kişi gerilemişim dilekçede herşeyi açık açık yazdım. davayı kazanma ihtimalim nedir ? yardımcı olursanız çok sevinirim. çok teşekkür ederim

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Sicil amiri B gerekçelerina haklı ve hukuka uygun gerekçeler bulmak zorunda, bu yönde size idarenin cevabı gelecek, cevap dilekçesi ve ardından AYİM savcılığının görüşü durumu netleştirir...

 Hasan | 04-02-2012 | istanbul

Gecen sicil doneminde sicil sıram 2 ıken 14 oldu. Aynı sicili veren amir tarafından emre itaatsizlikte ısrar sucundan mahkemeye verildim. Sicil iptali için dava acabilir miyim? Desteginiz için tesekkurler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 eğer sicilin bu cezadan dolayı düşürüldü ise veya

konu odönemde disiplin cezaları aldı ise davanızın ret ihtimali yüksektir.

 

 Tayfun. | 18-01-2012 | eLazığ

Askerlik görevimi yaparken girmiş olduğum uzman erbaşlık sınavını kazanıp sağlık raporu aşamasına kadar geldim... Sağlık raporu almaya çalışırken ultrason sonucunda splenomegali(dalak büyüklüğü ) çıktı.. yapılan testler tetkikler sonucu sağlığıma herhangi bir zararının olmayacağı söylenmesine ve hayatımı kesinlikle etkilemeyeceği söylenmesine rağmen... gataya sevk edilip dahiliye uzmanındanda sağlam almama rağmen ve uzman erbaş olamaz ibaresinin sağlık raporumda bulunmadığı halde olumsuz sonuçlandırıldı işlemlerim ve ayrıca hava değişimine gönderilerek askeri sağlık yönetmeliğinin C-45 maddesinden dolayı 1 yıllık kontrol sürecine tabi tutularak askerlğim yaklaşık 25 aya mal olmuş duruma geldi bu süreç sonundada askerliğe elverişli değildir diye rapor düzenleneceği söylenildi.. ayrıca askerlğimin 11 ayını yaptıktan sonra bunlar başıma geldi.. ne tür bir dava açabilirim yada böyle bir dava açarsam sonuç ne olabilir... yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 raporları aldıktan sonra bir arayın görüşelim...

 Ayhan | 13-01-2012 | Sivas

Askeri personelin BİMER e yapmış oldukları başvuru (şikayet,müracaat ) usülsuz müracaata girermi? İlk amirim disiplin cezası verebilirmi? Verdigi takdirde nasıl itiraz edebilirim?

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 TSK İç Hizmet Kanun'unun 26'ncı maddesinde; her askerin, gerek hizmete ve gerek zati işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salahiyetlerin herhangi bir surette haksız olarak ihlal edilmesi veya ihlal edildiğini zannetmesi halinde şikayet etmek hakkını haiz olduğu; 27'nci maddesinde; şikayetin söz veya yazı ile en yakın amire yapılacağı, eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir üst derecedeki amire yapılacağı ve bunun gibi her şikayet edilen amirin geçileceği belirtilmiştir. 

 

ASCK'nın 84'üncü maddesinde sözü edilen şikayet genel ve mutlak bir anlamda olmayıp, şikayetin, İç Hizmet Kanununda şikayetler konusunda yapılmış düzenleme ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Askeri Yargıtay içtihatlarıyla; askeri hiyerarşiye dahil olan makamlara doğru olmadığı bilinen iddialarla şikayet yapılırken öngörülen usule uyulmaması, usulsüz şikayet olarak kabul edilmekte;

buna karşılık, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya bakanlıklar gibi makamlara şikayette bulunulması, ASCK'nın 84'üncü maddesi kapsamında usulsüz şikayet olarak kabul edilmemektedir.

ASCK'nun 84'üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için; seçimlik hareketlerden birinin işlenmesi ve şikayet konularının tümünün yalan olduğunun anlaşılmasının yanı sıra, bunların yalan veya asılsız olduklarının şikayet anında sanık tarafından bilinmesi gerekmektedir. 

 

T.C. ASKERİ YARGITAY

1.Dairesi

 

Esas:  2008/2011

Karar: 2008/2077

Karar Tarihi: 09.07.2008

 

ÖZET: ASCK'nın 84'üncü maddesinde sözü edilen şikayet genel ve mutlak bir anlamda olmayıp, şikayetin, İç Hizmet Kanununda şikayetler konusunda yapılmış düzenleme ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Askeri Yargıtay içtihatlarıyla; askeri hiyerarşiye dahil olan makamlara doğru olmadığı bilinen iddialarla şikayet yapılırken öngörülen usule uyulmaması, usulsüz şikayet olarak kabul edilmekte; buna karşılık, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya bakanlıklar gibi makamlara şikayette bulunulması, ASCK'nın 84'üncü maddesi kapsamında usulsüz şikayet olarak kabul edilmemektedir. ASCK'nun 84'üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için; seçimlik hareketlerden birinin işlenmesi ve şikayet konularının tümünün yalan olduğunun anlaşılmasının yanı sıra, bunların yalan veya asılsız olduklarının şikayet anında sanık tarafından bilinmesi gerekmektedir. Şikayete konu olan hususların bir kısmının doğru olduğunun ve sanığın geriye kalan isnatların yalan olduğunu bildiğinin ortaya konamadığı durumlarda atılı suç oluşmamaktadır.

 

(1632 S. K. m. 84) (211 S. K. m. 26, 27) (353 S. K. m. 17) (AYİBK 23.03.1956 T. 1956/3231 E. 1956/32 K.)

 

Askeri mahkemece; sanığın, 5.12.2003 tarihinde yalan yere usulsüz şikayet suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 84/2'nci maddesi uygulanıp sonuç olarak 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

Bu hükmün sanık tarafından hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek temyiz edildiği, dava konusu dilekçeyi imzalamış olan sivil şahsın aşamalardaki ifadelerinin tutarsızlığı, sanığın şikayet eden konumunda olmaması nedeniyle hükmün sübut yönünden bozulmasına dair görüş içeren tebliğnamenin beyan ettiği adresini terk eden sanığa tebliğ edilemediği, anlaşılmaktadır.

 

Yapılan incelemede;

 

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2003 tarih ve 2003/76 sayılı iddianamesiyle <Bitlis-Hizan yol ayrımı jandarma kontrol noktasında görevli olan sanıklar J.Bçvş. Ö.K. ve 4 J. Uzm. Çavuşun 2002 yılında kontrol noktasına kaçak orman emvali yüklü olarak gelen araçlardan araç başına 50.000.000.TL alarak yasal işlem yapmamak üzere suç örgütü kurdukları, sivil şahıs korucu İ.S.nin araç sahibi ilgililerden rüşvet parasını tahsil ederek jandarma görevlilerine verme hususunda suç örgütüne katıldığı, sivil şahıslar G.İ. ve diğerlerinin 2002-2003 yıllarında birçok kez Bitlis köylerinden aldıkları kaçak orman emvalini söz konusu kontrol noktasında rüşvet vererek Bitlis şehir merkezine soktukları, 3.10.2003 günü sanık G. İ.nin Bitlis'te kaçak orman emvali yüklü aracı kullanırken yakalandığı ve belirtilen eylemleri teferruatıyla anlattığı, bu suretle sanıkların suç işlemek için örgüt kurmak, rüşvet almak, rüşvet vermek suçlarını işledikleri> ileri sürülerek Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, bu dava nedeniyle J.Bçvş. Ö.K. ve 4 J. Uzm. Çavuş ile sivil şahıslar G. İ. ve diğerlerinin 4.10.2003 tarihinde tutuklandıkları, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinde 12.11.2003 tarihinde yapılan ilk duruşmada tahliye edildikleri,

 

Sivil şahıs G.İ. isim ve imzasıyla bilgisayarda yazılmış, Adalet Bakanlığına hitap eden ve dağıtım bölümünde 8 ayrı kuruma daha gönderildiği belirtilen 5.12.2003 tarihli bir şikayet dilekçesinin posta ile Adalet Bakanlığına ulaştığı, dilekçede, <Bitlis İl J.Merkez Karakol K.Bçvş. S.nin kendisini çağırarak yol kontrol noktasında görev yapan panzerci başçavuş ve arkadaşları hakkında bir komplo hazırladığını, aracındaki kaçak orman emvali için düzmece bir yakalama tertipleyeceğini, istediği gibi ifade verirse kaçakçılığa engel olan panzerci başçavuş (J.Bçvş. Ö.K.) ve uzmanların görev yerlerinin değişmesini sağlayacağını, bunlar aleyhine ifade vermesi halinde para ve maaşlı koruculuk sağlayacağını teklif ettiği, teklifi kabul ettiğini, anlaştıkları üzere kaçak odun yüklü kamyonunun petrol istasyonunda durdurulup Bçvş.S. tarafından yakalandığını, karakola götürüldüğünde önüne bir ifade konarak bunu sabaha kadar ezberle dediklerini, dayatılan ifadeyi kabul etmediği için işkenceye maruz kaldığını, sivil istihbaratçılar ile Bçvş.S., İl Mrk.J.Komutanı olan Yüzbaşı ve M. Uzman tarafından ifadeyi kabul etmesi için baskı yapıldığını, yapılan fiziki işkence sonucu ifadeyi imzaladığını, ifadeyi savcılık ve hakim huzurunda da tekrarlaması için tehdit ve baskıya maruz kaldığını, ezberlettikleri ifadeyi savcı ve tutuklama için sevk edildiği hakim huzurunda da tekrarladığını, bu ifadelerin doğru olmadığını duruşmada açıkladığını, kendisine işkence yapan başta Bçvş.S.olmak üzere diğer görevlilerden şikayetçi olduğunu> belirttiği,

 

Adalet Bakanlığına ulaşan dilekçenin gereğinin yapılması için Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı tarafından ifadesine başvurulan sivil şahıs G.İ’nin 16.2.2004 tarihli ifadesinde, <dilekçedeki imzanın kendisine ait olduğunu, dilekçe içeriğinin bir kısmı doğru olmakla birlikte çoğunun yalan olduğunu, dilekçeyi kendisinin yazmayıp aynı soruşturmada rüşvet almak suçundan yargılanan Bçvş. Ö.K.'nin hazırlanmış olarak getirip imzalamasını istediğini, dilekçede ne yazdığını sorduğunda <S.Bçvş. hakkında şikayette bulunurlarsa kendilerini kurtarabileceklerini> söylediğini, davadan kurtulmak için dilekçeyi imzaladığını, Bçvş.Ö.K.nin dilekçeyi postaya verdiğini, 3.10.2003 günü kaçak odun nedeniyle yakalandığını, jandarmaya rüşvet vermediğini, jandarmadaki ifadesinin baskı ile alınıp H.Yüzbaşı tarafından kafasına sopayla vurulduğunu, Bçvş.Süleyman'ın da aileni karakola çekerim diye tehdit ettiğini, gördüğü baskı ve tehdit nedeniyle jandarma ifadesini savcılık ve hakim önünde de tekrarladığını, cezaevine girince dilekçe yazarak ifadelerini inkar ettiğini, dilekçedeki diğer hususların doğru olmadığını> beyan ettiği,

 

Sivil şahıs G.İ.'nin 16.02.2004 tarihli ifadesi üzerine G.İ. ve Ö.K. hakkında iftira suçundan, İl Mrk.Krk.K.S.Y. ve İl Mrk.J.K. Yzb.H.D. hakkında cürmü söyletmek için fena muamelede bulunmak suçundan soruşturma başlatıldığı,

 

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 2.3.2004 tarih ve 2004/3 sayılı Kararıyla sanık Bçvş. Ö.K.nin üstleri olan Bçvş. S.Y. ve Yzb. H.D. hakkında iftirada bulunmak suçunu işlediği ve bu suçun ASCK'nın 84/1'inci maddesine uyduğu belirtilerek görevsizlik Kararı verildiği,

 

Sanık hakkında doğru olmadığını bildiği iddialarla hazırladığı dilekçeyi sivil şahıs G.İ.'ye imzalatmak ve bu dilekçeyi Adalet Bakanlığına posta kanalıyla göndermek suretiyle ASCK'nın 84/2'nci maddesinde yazılı yalan yere usulsüz şikayet suçunu işlediği ileri sürülerek açılan kamu davası sonunda, askeri mahkemece, cahil olduğunu ifade eden G.İ.nin dava konusu dilekçedeki gibi düzgün ifadeler kullanmasının mümkün olmaması karşısında ifadesinin samimi olduğu kanaatine varılıp dilekçeyi kendisinin hazırlamadığını söyleyen sanığın savunmasına itibar olunmayarak yalan yere usulsüz şikayet suçunu işlediğinin kabulü ile yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmaktadır.

 

Bilindiği gibi, ASCK'nın 84'üncü maddesinin birinci fıkrasında, doğru olmadığını bildiği iddialarla şikayete kalkışmak eylemi için ceza öngörülmüş; ikinci fıkrasında, yalan yere yani doğru olmadığı bilinen iddialarla yapılan şikayetin, taaddüt etmesi veyahut musırran vaki olması ve şikayet için muayyen usul ve yollardan ayrılınması veyahut şikayetin muayyen müddetlerden sonra yapılması hali yaptırıma bağlanmıştır. 84'üncü maddedeki şikayet genel ve mutlak bir anlamda olmayıp, maddede sözü edilen şikayetin İç Hizmet Kanununda şikayetler konusunda yapılmış düzenleme ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. TSK İç Hizmet Kanun'unun 26'ncı maddesinde; her askerin, gerek hizmete ve gerek zati işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salahiyetlerin herhangi bir surette haksız olarak ihlal edilmesi veya ihlal edildiğini zannetmesi halinde şikayet etmek hakkını haiz olduğu; 27'nci maddesinde; şikayetin söz veya yazı ile en yakın amire yapılacağı, eğer bu amirden şikayet olunacaksa bir üst derecedeki amire yapılacağı ve bunun gibi her şikayet edilen amirin geçileceği belirtilmiştir. Buna göre 84'üncü maddenin 1'inci fıkrasında doğru olmadığı bilinen iddialarla TSK İç Hizmet Kanun'undaki usule uygun olarak yapılan şikayetler, 2'nci fıkrasında ise doğru olmadığı bilinen iddialarla Kanunda belirtilen usule uygun olmayan şekilde yapılan şikayetler yaptırıma bağlanmış bulunmaktadır.

 

Öte yandan, Askeri Yargıtay içtihatlarıyla; askeri hiyerarşiye dahil olan makamlara doğru olmadığı bilinen iddialarla şikayet yapılırken öngörülen usule uyulmaması, usulsüz şikayet olarak kabul edilmekte; buna karşılık, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya bakanlıklar gibi makamlara şikayette bulunulması, ASCK'nın 84'üncü maddesi kapsamında usulsüz şikayet olarak kabul edilmemektedir. (As. Yrg. Gnl. Krl. nun 31.8.1936 tarih ve 1936/537-1093 sayılı, As. Yrg. 1. Dairesinin 31.12.1956 tarih ve 1956/3980-4492 sayılı, 25.7.2006 tarih ve 2006/1208-1205 sayılı kararları)

 

Diğer taraftan, ASCK'nun 84'üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için; seçimlik hareketlerden birinin işlenmesi ve şikayet konularının tümünün yalan olduğunun anlaşılmasının yanı sıra, bunların yalan veya asılsız olduklarının şikayet anında sanık tarafından bilinmesi gerekmektedir. Yerleşik Askeri Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, şikayete konu olan hususların bir kısmının doğru olduğunun ve sanığın geriye kalan isnatların yalan olduğunu bildiğinin ortaya konamadığı durumlarda atılı suç oluşmamaktadır. (Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 23.3.1956 tarih ve 1956/3231-32 E.K sayılı kararı ile As. Yrg.1.D.nin 4.5.1983 tarih ve 1983/420-399, 2.D.nin 18.2.1987 tarih ve 1987/92-75, 3.D.nin 23.11.1993 tarih ve 1993/576-573, 4.D.nin 29.11.1994 tarih ve 1994/575-574, l.D.nin 19.2.1997 tarih ve 1997/131-128 E.K sayılı kararları)

 

Somut olayda, sanığın velev ki dava konusu şikayet dilekçesini kendisi hazırlayarak G.İ. ye imzalatıp Adalet Bakanlığına gönderdiğinin sabit kabul edilmesi halinde dahi, sanığın TSK. İç Hizmet Kanun'unda belirtilen askeri hiyerarşiye dahil olan makamlara şikayet yapmak şeklinde bir eylemi söz konusu olmayıp, dolayısıyla mevzuatın öngördüğü usule uyulmayarak yapılmış bir şikayetten söz edilemeyeceği, eylemin sabit kabul edilmesi halinde dahi ASCK'nın 84'üncü maddesinde unsurları gösterilen suçun oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Askeri mahkemece, konunun bu yönü ve görev hususu tartışılmadan tesis olunan mahkûmiyet hükmünde isabet bulunmamaktadır.

 

Sanığın 28.02.2005 tarihinde sicil yolu ile TSK'dan ilişiğinin kesilmiş olması nazara alınarak yapılan incelemede, adı geçene yüklenen ve bir askeri suç olan yalan yere usulsüz şikayet suçunun oluşmamasına karşın, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile G.İ. hakkında iftira suçundan dolayı yapılan soruşturma ve İl Mrk.Krk.K.S.Y. ve İl Mrk.J.K. Yzb.H.D. hakkında cürmü söyletmek için fena muamelede bulunmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucu da takip edilip, sanığa yüklenen eylemin bir askeri suç olmayan iftira suçu kapsamında irdelenip değerlendirilmesi gerektiğinden ve 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi uyarınca Türk Ceza Kanun'unda unsur ve cezası gösterilen bu suça bakmak konusunda askeri mahkemede yargılama ilgisinin kesildiği nazara alınarak, sanık hakkında tekevvünü halinde iftira suçunu oluşturacak yüklenen eylem hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, aksi kabulle yazılı olduğu şekilde tesis olunan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)

 Cevat ÇAKIR | 08-01-2012 | ANKARA

28 Aralık 2011 tarihinde sebebsiz bir şekilde garnizon içine başka bir birliğe tayinim çıkmıştır.Hiç bir bilgi belge olmadan şifai olarak kadro değişikliği yapıldığı söylendi.Yapmış olduğum araştırmada böyle bir değişikliğin olmadığını öğrendim.Sadece tek bildiğim garnizonun başka bir sivil kuruma devredildiği halen aynı statüde askeri personel çalışmaya devam etmektedir.Bulunduğum yerden 60 km her sabah gidip gelmek zorunda bırakıldım.ailem ve cocuklarım maddi ve manevi olarak mağdur durumdadır. Şahsımın niteliklerinde hiç bir adli ve cezai durum olmamasına rağmen benim niteliklerime uymayan halen şüpheli sanık olarak yargılanmakta olan kişiler görevlerine devam ekmetedirler.Sonuç olarak sebebsiz bir şekilde tayin edildim bu konuda AYİM'e atamanın iptali için dava açmak istiyorum bu konu hakındaki yardımlarınızı bekliyorum saygılarımla...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Cevat Bey lütfen teleonla arayıp, gerekli bilgileri aktarırsanız daha net yardımcı olabilelim

merhabalar ben polis memuruyum askerliğimi kısa dönem olarak yaptım askerliğim süresinde denetlemeler sırasında denetlemeci albayın yapmış olduğu bir tatbikat sırasında birlik sahamızın içerisinde ki beton zemine yağ dökülmesi sebebiyle koşarken yağa basmam sonucunda düşerek ayağımı 13 yerinden kırdım.bu olaydan sonra gatada ameliyata alınarak ayağıma platin takıldı.askerlikten terhis olduktan sonra ayağımın iyileşme süresi uzun bi süreç olduğundan mesliğimi ifa ederken zorluk çekiyorum ve bazende bazı görevlerimi yerine getiremiyorum.bu denetlemeye katırlırkende spor yapamaz raporum vardı acaba bununla ilgili herhangi maddi yada manevi bi hak kazanabilirmiyim ayağımın kırılışından bu ana kadar yaklaşık15 ay geçti terhisimden ise 12 ay geçti herhangi bir dava zaman aşımına uğrarmı bu olay.Bu konuda bana yardımcı olabilecek kişilerden haber bekliyorum.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

kat'i raporu hangi tarihte aldınız, sanırım çok eski değildir. kaza konusunda bir tutanak tanzim edildi mi varsa bu belgeyi, tanıklarınızı bildirerek, kati raporla birlikte Asliye Hukuk mahkemesinde tazminat davası açmanız mümkün. Maddi tazminat için zararlarınızı belgelemeniz gerekir. Manevi tazminatı da zenginleşme sayalmayacak miktarda talep edebilirsiniz...

 yusuf | 18-11-2011 | manisa

Öncelikle tesekkur ederim,ancak düşmemle ilgili bir tutanak tutulmadı daha doğrusu tutturmadılar.Bunu nasıl sağlayabilirim ? Sadece dilekçeyle halledilebilir mi ? Halledilirse dilekçe örneğini nerden bulabılırm?

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 örneğe gerek yok. Komutanlığınıza durumunuzu anlatan bir dilekçe yazacaksınız o kadar..

 yusuf | 15-11-2011 | manısa

Merhaba ; Manisa'da askerlik görevımı yapmaktayım.Yaklasık 2 hafta önce manısa il jandarmada boya yaparken! merdivenden düştüm ve sonucunda burnum kırıldı.Kimse benımle ilgilenmedi film dahi cektirmedıler.Bugün film çektirdim ve kırık oldugu tespit edildi. Elimde doktorların tespit ettiği kırık raporları ve kırık tespit edilen film var.Eğer bu,dava acmam için yeterli neden ise mahkemeye verip dava açmak istiyorum ancak bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum yardımcı olursanız cok sevinirim...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

  DÜŞMENİZLE İLGİLİ BİR TUTANAK TANZİM EDİLDİ Mİ,

EDİLMEDİ İSE ÖNCE BUNU SAĞLAYIN...

GEREKİRSE DİLEKÇE VERİN...

UYGUN ZAMANDA TELEFON AÇARSANIZ GFEREKLİ YÖNLENDİRMEYİ YAPALIM...

 efekan | 18-10-2011 | almanya

merhaba ben astsubayım. bir kaç sorum olcak yardım eder ,yol gösterirseniz çok sevinirim. 1-Yurt dışına firar ettim ilişiğim yaklaşık ne kadar sürede kesilir. 2-Alman vatandaşlığına geçip türkiye ye girşi yapmamda herhangibir sıkıntı yaşar mıyım. 3-Alman vatandaşılığı aldıktan sonra türkiyede herhangi bir ceza alır mıyım.Avrupa insan hakları mahkemesine başvursak bi sonuç çıkabilir mi? 4-Tazminat ödemesi olur mu? 5-Alaman vatandaşlığı almışken türkiyede tekrar askerlik yaparmıyım. 6- Not:2007 liyim yaklaşık 4 ay oldu firar edeli5 sene almanyada kalıp vatandaşık almayı planlıyorum..bana yardım edebilecek avukat bulabilir miyim?şahsi olarakta görüşebileceğim bir avukat arıyorum .bana yol gösterecek,yardım edebilecek.tşkler

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 birincisi firardan dolayı Ne zaman dönerseniz dönün, af çıkmadığı sürece cezanızı çekmek zorundasınız...

tazminat ödersiniz,

Türkiye'ye dönöşünüzde sıkıntı yaşarsınız.

telefon açarsanız ayrıntılı görüşürüz...
 
Yabancı memlekete firar edenlerin cezaları:
 
Madde 67 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 29.01.2004 RG NO: 25361 KANUN NO: 5080/1) (KOD 5) (KOD 4) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1) 
Aşağıda yazılı fiilleri işleyen asker kişiler, yabancı ülkeye kaçmış sayılarak bir seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar:
 
A) Herhangi bir nedenle izinli olsa dahi, yabancı ülkeye gitme müsaadesi bulunmaksızın ülke sınırları dışında üç günü geçirenler.
 
B) Ülke sınırları dışındaki bir askeri birlik veya görev yerinden, deniz veya hava aracından kaçıp da bu durumda üç günü geçirenler.
 
C) Ülke sınırları dışındaki bir askeri birlikten, deniz veya hava aracından herhangi bir nedenle ayrı düşüp de askeri veya sivil bir Türk resmi makamına veya müttefik devlet makamlarına özürsüz olarak müracaat etmeksizin üç günü geçirenler.
 
D) Harp esiri iken serbest bırakılıp da askeri veya sivil bir Türk resmi makamına veya müttefik devlet makamlarına teslim olmak üzere harekete geçme imkanı doğduğu halde, özürsüz olarak hareketsiz kalan ve bu durumda üç günü geçirenler.
 
Aşağıda yazılı hallerde üç seneden yedi seneye kadar hapis cezası verilir:
 
A) Fail beraberinde silah, mühimmat, savaş araç veya gerecini götürmüş ise.
 
B) Fail hizmet yaparken kaçmış ise.
 
C) Fail mükerrir ise.
 
Seferberlik ve savaş halinde, bu maddede yazılı mehil bir güne iner. Bu maddedeki suçu seferberlikte işleyenlere beş seneden, savaş halinde işleyenlere ise yedi seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.
 

 

 engin teymur | 07-08-2011 | sakarya

sakarya iline atandıktan sonra 23 gün geyve ilçesinde görev yaptım dilekçem olmadığı halde tayınım cıktı kaynarca ilçesine atandım 2,5 yıl gorev yaptıktan sonra yıne dılekcem olmadan taraklı ilçesıne tayınım cıktı bende bolge idare mahkemesı aracılığıyla ayime 1 temmuz 2011 gunu dılekce verdım ve yurutmenın durdurulmasını ıstedım henuz cevap gelmedı sonuc ne olur cevabınız ıcın sımıdıden tesekkur ederım

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 atamanın gerekçesini bilmek gerekir. Ayrıca, adli tatilde olduğumuz için, AYİM'de şu anda nöbetçi daire faaliyet yürütüyor bu nedenle biraz gecikme yaşanabilir. telefonla ararsanız ayrıntılı yardım yapabilelim.

 Bilal Çayır | 28-07-2011 | Emre itaatsizkle ısrar

uzman cavusum cok basıt bır sebep yuzunden ceza aldım bir cok haklı yonum var yargıtaya temyız ettım karar bozulmassa ilişiğim kesilecek.ayıme dava acma hakkım varmı cezam onandıktan sonra.yardımcı olursanız sevınırım 5412554794

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Bilal Kardeşim, 

hakkınızdaki dozsya hakkında yeterli bilgi vermediğiniz için, ceza davası yönünden bir şey diyemiyorum.

Ancak, idarece hakkınızda bir çıkarma işlemi uygulanırsa 60 gün içerisinde bu işlemin iptali için AYİM 'de iptal davası açma hakkınız var.

 Faruk Demir ÖZTÜRK | 19-07-2011 | Ankara

Görev esnasında kaza ile elimden yaralandım Nakti tazminat alabilirmiyim

  Av. Fevzi AKSOY'nin Cevabı :

merhaba; öncelikle geçmiş olsun; 2330 sayılı kanun gereğince bahse konu olay "İçgüvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki kapsamında" meydana geldi ise nakdi tazminat bağlanması gerekiyor, bu konuda şayet jandarma personeli iseniz ilgili il jandarma komutanlığının asayiş şube müdürlüğünce nakdi tazminat dosyası hazırlanması gerekmektedir, aksi takdirde olay üzerinden 1 yıl geçmeden dava açmalısınız, saygılar

 Av. Hayrullah ÇUHADAROĞLU | 11-07-2011 | İZMİR

Müvekkilimin key ödemelerinin geri ödenmesi hakkında izmir idare mahkemesine dava açtım. Görevsizlik kararı geldi. Görevli mahkemenin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olduğu yazıyor. Kaç gün içinde dava açmam gerekiyor. Birde nasıl açacağım. Şimdiden teşekkürler..

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Sayın meslektaşım,

KEY konusunda görevli mahkeme idare mahkemesidir.

Bu konuda sayısız dava açtım. Bu güne kadar sadece Şanlıurfa ve Manisa İdare Mahkemesi görevsizlik kararı verdi, Şanlıurfa'nın kararını temyiz ettim, Danıştay talebim doğrultusunda kararı bozdu ve şu anda davaya yine Şanlıurfa idare mahkemesi bakıyor. Manisa için de temyiz ettim. Danıştay'da bekliyorum.

Bence kararı temyiz edin.

Eğer faksınızı bildirirseniz Danıştay'ın görevlilik kararını size gönderibilirim.

Ayrıca, bir çok idare mahkemesindeki KEY davalarında da davalı idarelerin görevsizlik itirazına tüm idare mahkemelerince görevlilik kararı verildi.

 

 muhsin öztürk | 26-06-2011 | balıkesir

22.04.1999 tarihinde 28 şubat sürecindeki bilinen nedenlerden dolayı tsk dan ilşiğim kesildi.idare bana durumumun yarğıya açık,baş vuru süresi ve nereye başvuracağımı tebliğ etmediği için bu güne kadar yarğıya başvurmadım.tsk personel kanununa eklenen geçici 32.ci maddeden faydalanmak için baivurduğumda 20.05.2011 de gelen cevapta kanunun kapsamı dışında olduğu yazıyor.nedenini araştırdım.AYİM e yarğıya açık bir işlem olduğunu bu tarihte öğrendim.mahkeme başvuru süresi olan 60 gün bu tarihte başlamış sayılmaz mı.

  Av. Fevzi AKSOY'nin Cevabı :

merhaba;

malesef bu tarihte bu işleme ait yargılama süreci başlamaz, ilişik kesme işleminden itibaren 60 gün içinde dava açmalıydınız. Ancak; 6199 sayılı kanuna istinaden yaptığınız müracaatın olumsuz neticelenmesi yeni bir idari işlem olduğunudan bu işlem üzerine yine 60 gün içerisinde AYİM de dava açma hakkınız bulunmaktadır, AYİM muhtemelen davanızı süreden reddedecek ve neticede AİHM e gitmeniz gerekecektir. Saygılarımla

 Şerif Soybek | 24-06-2011 | Van

Sayın Avukatım, AYİM'e dava açacağım. İllaki Ankara'yalı gelmem gerek. Ben şu anda Van7da görev yapıyorum. Buradan açabilir miyim. Bölge idare mahkemesine mi teslim edeceğim.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Şerif Bey,

Van İdare mahkemesi aracılığı ile açabilirsiniz.

 Hasan Barut | 07-06-2011 | Çanakkale

Ağabeylerim, Siteniz hayırlı olsun. Her zaman ki gibi, Yardımlarınızı da esirgemiyorsunuz teşekkür ederiz. Arkadaşım, nöbetçileri kontrol ederken düştü ve ayağını kırdı. Tazminat alması mümkün mü. Ne kadar alabilir. ne yapmak gerek. Tekrar teşekkürler...

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Sayın Barut, görevi başında, görevle ilgili ve kendi kusuru dışında yaşanan bu tür yaralanmalar, maddi ve manevi tazmunata konu edilebilir. Hatta, koşulları varsa Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında, idarece dava açılmasına gerek olmaksızın nakdi tazminat dahi ödenir. Ancak, maddi ve manevi tazminat için öncelikle idari başvuru ve ardından, dava açmak gerekir.

Eylemden itibaren bir yıl içerisinde bu davaları açmak mümkündür.