Giriş   Makaleler    Aile Hukuku    AİLE KONUTU ŞERHİ

AİLE KONUTU ŞERHİ

AİLE KONUTU ŞERHİ

AİLE KONUTU :  Aile konutu, ailenin devamlı olarak ikametine ayrılan konuttur.

 II. Aile konutu

 
Madde 194 - Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
 
Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir.
 
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.
 
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
 
 
 
*** Davaya bakmakla aile mahkemesi görevlidir. (4787 S. K. m. 4, 2. HD. 2003/13150 E. 2003/14945 K.)
 
*** Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. (4721 S.K. m. 194)
 
*** Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir. (4721 S.K. m. 194)
 
*** Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. (4721 S.K. m. 194)
 
*** Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. (4721 S.K. m. 194)
 
*** Danıştay 10. Dairesi’nin 13/06/2011 tarih ve 2010/11873 E. sayılı kararı ile Tapu Sicil Tüzüğü’nün 57. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile 11/06/2002 tarih ve 2002/7 sayılı genelgenin “Aile Konutu Şerhi” başlıklı bölümünün 1. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Yargısal süreç sonucunda mahkeme tarafından aksi yönde bir karar verilinceye kadar, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı’nın, 16.08.2011 tarih ve Aile Konutu Şerhi Hakkında Genelge isimli genelgesi gereğince, malik olmayan eşin talebi ile aile konutu şerhi işlenmesi için mahkeme kararı aranılması gerekmektedir.
 
*** Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
 
a) Mahkemenin adı.
 
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
 
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
 
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
 
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
 
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
 
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
 
g) Dayanılan hukuki sebepler.
 
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
 
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
 
(a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, hakim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır.
 
*** BKNZ.
 
YHGK. 2011/2-245 E. 2011/259 K.
2. HD. 2010/5596 E. 2010/17315 K.
2. HD. 2010/2977 E. 2010/7100 K.
2. HD. 2010/8137 E. 2010/20985 K.
 
YORUMLAR
 MUZAFFER SARAÇOĞLU | 03-03-2012 | İZMİR

TEŞEKKÜRLER ADEM BEY,KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE TARAFINIZA BİLGİ VERECEĞİM.SELAMLAR.

 MUZAFFER SARAÇOĞLU | 02-03-2012 | İZMİR

AİLE KONUTU ŞERHİ İLE İLGİLİŞ,ŞERHİN MAHKEME KARARIYLA KONULACAĞINA DAİR KARARI BANA GÖRE YANLIŞTIR.TMK'NUN 1009.MADDESİNE GÖRE ŞERHİN YETKİLİSİ YASAL OLARAK TAPU İDARESİDİR. TMK'NUN 683.MADDESİ DAHİLİNDE 193 VE 194.MADDELERİ İRDELEDİĞİMİZDE ŞERH MALİKİN MÜLKİYET HAKKININ KULLANIMINI KISITLAMAZ, SADECE BİR MÜDDET HUKUKİ İŞLEM YAPMASI ÖTELENİR.194/3'E GÖRE ŞERH TALEBİNİN VARLIĞI OLASI SATIŞA AÇIK RIZA OLMADIĞINA DELİL OLDUĞU İÇİN MALİK 194/2'YE GÖRE YARGIYA GİDEBİLECEĞİ AÇIKTIR.YARGI KARARINA GÖRE MALİKİN HUKUKİ İŞLEM YAPIP YAPMAYACAĞI BELLİ OLACAĞINDAN VE ZATEN TAPU MALİK ÜZERİNDE OLDUĞUNDAN ŞERH MALİKİN MÜLKİYET HAKKI KULLANIMINI KISITLAMA DEĞİL ÖTELENMESİNİ DOĞURUR.KALDI Kİ 194/1'E GÖRE MALİKİN HUKUKİ İŞLEM ÖZGÜRLÜĞÜ AÇIK RIZA AÇISINDAN KISITLANMIŞ DURUMDADIR.ŞERH TESCİL OLMAYIP TESCİL EDİLMEKSİZİN ETKİLİ OLAN İŞLEMLERDENDİR(TMK 731).ŞERH İÇİN EŞLER KONUTTA BİRLİKTE OTURURLARSA ŞERH KONULUR İDDASI HUKUKEN YANLIŞTIR.ŞÖYLE Kİ; ŞERH TALEBİNİN VARLIĞI ŞERH KONULAMAMIŞ OLSA DAHİ AÇIK RIZANIN OLMADIĞINA DELALET OLMASI SEBEBİYLE 194/1'E GÖRE KONUT DEVREDİLEMEYECEĞİNDEN EVLİ OLDUĞUNU GÖSTERİR BELGE İLE ŞERHİN KONULMASI GEREKTİĞİ AÇIKTIR.ÇÜNKÜ AÇIK RIZANIN OLMADIĞINI BİLMİŞ OLAN İDARE DE SATIŞA İZİN VEREMEZ.VERİRSE DE SORUMLU OLUR.BU NEDENLE EŞLERİN BİRLİKTE OTURMA ŞARTINDAN EVVEL MALİKİN AÇIK RIZASININ OLUP OLMADIĞININ DÜŞÜNÜLMESİ GEREKMEKTEDİR.BU İTİBARLA TAPU İDARESİ ŞERHİ MUTLAK SURETTE AÇIK RIZA YÖNÜNDEN KOYMAK MECBURİYETİNDEDİR. SELAMLAR.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Muzaffer bey,

davanız sonuçlanınca kararı gönderdiğinizde yayınlarım...

 erhan barman | 22-02-2012 | bursa

öncelikle böyle bir fırsatı sundugunuz ıcın tesekkurler oturdugumuz evin tapusu annemin üzerinde gecen sene annem babama bosanma davası actı sonucta hakim bosamadı dava kapandı annem bana kızdıgı icin benı evden cıkartmak ıstıyor dava acılırsa masrafları bız ödüycekmısık boyle bısey varmı babam cıkmamısı ıstemıyor tek taraflı yapabılırmı buarada kendılerı ayrı yasıyolar sagolun allah sızden razı olsun

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/14137
K. 2004/390
T. 22.1.2004
• ECRİMİSİL ( Davacının Davalının Haksız İşgalci Durumuna Düştüğü Tarihten Öncesine İlişkin Olarak Talepde Bulunulamayacağı )
• ELATMANIN ÖNLENMESİ ( Davacının Gönderdiği İhtarname İle Oturma Muvafakatını Geri Alması - Davalının Bu Tarihten İtibaren Haksız İşgalci Durumuna Düştüğü )
• HAKSIZ İŞGAL ( Davacının Gönderdiği İhtarname İle Oturma Muvafakatını Geri Alması/Davalının Bu Tarihten İtibaren Haksız İşgalci Durumuna Düştüğü - Elatmanın Önlenmesi )
4721/m.683
ÖZET : Davalının haksız işgalci durumuna düştüğü tarihten öncesine ilişkin olarak davacı tarafından ecrimisil talebinde bulunulamaz.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada; davacı, 12 parsel sayılı taşınmaza 100/5780 oranında paydaş olduğunu, taşınmaz üzerindeki evi davalının uzun yıllardır hiçbir haklı nedene dayanmaksızın işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve 23.7.1997-23.7.2002 tarihleri arasında 3.600.000.000 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.

Davalı, davacı oğlunun bilgisi ve rızası ile dava konusu evde oturduğunu, ihtardan öncesi için ecrimisil istenemeyeceğini, evi satın alırken davacıya maddi katkıda bulunduğunu ve eve masraf yaptığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, elatmanın sabit olduğu gerekçesi ile elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişmeye konu çaplı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu davalının bu yerde davacının muvafakatı ile oturduğu, davacının davalıya gönderdiği 23.7.2002 tebliğ tarihli ihtarname ile muvafakatını geri aldığı, davalının bu tarihten itibaren taşınmazda haksız işgalci durumuna düştüğü anlaşılmaktadır. Öyleyse elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Ne var ki, davalının haksız işgalci durumuna düştüğü tarihten öncesine ilişkin olarak davacının ecrimisil isteyemeyeceği kuşkusuzdur. Zira o dönemde davalının taşınmazı haksız, tasarrufunda bulundurduğu söylenemez. Davacının 23.7.2002 tarihinden sonrası için de ecrimisil talebi yoktur.

SONUÇ : Hal böyle olunca, ecrimisile yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.1.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 MUZAFFER SARAÇOĞLU | 13-11-2011 | İZMİR

TMK'NUN 19.MADDESİ İLE AİLE KONUTUNUN BULUNDUĞU YERE YERLEŞİM YERİ DENİLMEMİŞTİR. KİŞİLERİN YERLEŞİM YERİNİ BELİRTEN 19. MADDE İLE BİREYDEN BAHSEDİLMEKTE OLUP,AİLEDEN BAHSEDİLMEMEKTEDİR.ZİRA,YERLEŞİM YERİ TMK'NUN 19. MADDESİNDE VE 1.KİTABINDA SÖZ KONUSUDUR.AİLE KONUTU KAVRAMI İSE 2.KİTAPTA YER ALMIŞ VE EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ İÇERİSİNDE DÜZENLENMİŞTİR.YİNE EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ İÇERİSİNDE YER ALAN 197.MADDE İLE EŞLERİN AYRI AYRI YAŞAMA HAKLARININ DA OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE,KONUT AİLEYE ÖZGÜLENDİKTEN SONRA EŞLER AYRI AYRI YAŞASALAR BİLE ÖNCEDEN ÖZGÜLENMEDEN DOLAYI VE EVLİLİK HUKUKEN DEVAM ETTİĞİ SÜREÇTE ORASI AİLE KONUTU VASFINI DEVAM ETTİRİR.BU İTİBARLA,19.MADDEYE ATIF YAPILARAK YERLEŞİM YERİNDEKİ KONUTU AİLE KONUTU DEMEK YANLIŞTIR.YERLEŞİM YERİNDEKİ KONUT HERHANGİBİR KONUTTUR.SELAMLAR.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Paylaşım için teşekkürler...

 Feride Yıldız | 12-11-2011 | İstanbul

Sayın Adem Demir, Aile konut şerhi nasıl yapılır? Gerekli evraklarla tapuya gitmek yeterli midir yoksa mahkeme kararı mı gerekir? Bilgilendirirseniz sevinirim, teşekkürler.

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 AİLE KONUTU ŞERHİ :  Aile konutu, ailenin devamlı olarak ikametine ayrılan konuttur. TMK 19. Md. İle aile konutunun bulunduğu yere "yerleşim yeri" adı verilmiştir. Buna göre; yerleşim yeri, bir ailenin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yerdir. Bir ailenin aynı zamanda birden fazla yerleşim yeri olamaz. Medeni Kanunun 194. Maddesine göre; "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

 

Aile konutu şerhi: Tapuda malik olmayan eşin talebi üzerine tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenir. Eşlerden ikisi birlikte gelerek de istemde bulunabilirler. Sadece malik olan eşin talebi ile de bu şerh işlenebilir. Şerh tapu kütüğüne işlendikten, Artık bu şerhten yararlanacak olan eşin yazılı rızası olmadıkça aile konutu başkasına devredilemez. Malik olan eşin haberi olmadan işlenen “aile konutudur” şerhinin malik eşe tapu sicil müdürlüğünce bildirilmesi gerekir (MK.1019).

 

Aile Konutu Şerhinin Terkini: Şerh malik olmayan eşin talebi ile işlenmiş ise, yine malik olmayan eşin talebiyle, Şerh her iki eşin birlikte talebi ile işlenmiş ise, her ikisinin de talebiyle, Eşlerin birlikte malik olduğu hisseli taşınmaz mallarda şerh eşlerden birinin talebiyle işlenmiş ise, şerhi işlettiren eşin talebiyle, Malik olan eşin talebiyle şerh verilmiş ise, malik olmayan eşin de talep veya muvafakatıyla, Terkin edilmesi, ancak malik olmayan eşin ya da eşlerin birlikte malik olduğu hisseli taşınmaz mallarda şerh talebinde bulunan eşin ölümü ya da bu konuda alınmış mahkeme kararının ibrazı halinde diğer eşin tek taraflı talebiyle de terkin işleminin karşılanması gerekir.

 asiye savran | 14-09-2011 | balıkesir

iyi günler avukat bey ben aile mirası hakkında bilgi edinmek istiyorum, sorum biz iki kız kardeşiz annemiz vefat etti, ababmız yeniden evlendi. Müşterek bir binamız var. tapusu annem ile babamın üzerine babam kendi hakkını hiybe ettiğine dair ihtarname göndermiş, bizim imzamız olmadan bu binayı hiybe veya satışa sunabilir mi? lütfen bizi aydınlatabilir misiniz?

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Örnek bir kararla konuyu açıklayayım...

 

" Davacılar ortak mirasbırakanın M İli 2 ada,1 parsel .. deki nolu bağımsız bölümleri ile Ç daki 4 parsel sayılı taşınmazını mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini ileri sürüp tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuşlardır.Davalı,kesin hüküm itirazı olduğunu,dava konusu taşınmazların bağış yolu ile kendisine temlik edildiklerini ve (bu yönü ile işlemde muvazaa bulunmadığını) belirtip davanın reddini savunmuştur. 

Mahkemece muvazaa olgusu sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 

... Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden taşınmazların "bağış" yoluyla mirasbırakan tarafından temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bağış geçerli akitlerdendir.Resmi akitte belirtilen irade ile mirasbırakanın iradesi arasında uyumsuzluk yoktur.Bu durumda temliki işlemlerde muvazaanın varlığından sözedilemez.Davada tenkis talebi de bulunmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

1 HD 11.7.2006 6180-8178

Bu nedenle,babanız hakkını hibe etmiş ise

tenkis davası açmanız veya

Muvazaa sebebiyle tapudaki işlemin iptaline;
Bu talep yerinde görülmediği veya şartları mevcut olmadığı takdirde tenkis talebimizin kabulüne "

diyerek terditli dava açmanız gerekir.

 

 Mehmet Doğan | 21-06-2011 | Balikesir

Avukat bey, bu yasadan kocalar da yararlanabiliyor sanırım. Çünkü bizim müşterek konutumuz eşimizin adına, Eşim, evi benden habersiz satabilir mi... Muhtarlık bana da bu yazıyı verir mi... yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler

  Av. Adem DEMİR'nin Cevabı :

 Mehmet Bey,

elbette aile konutu olarak tahsis edilmiş gayrimenkul kimin adına ise diğer eşin, kadın erkek olması fark etmeksizin böyle bir hakkı vardır.